Gösteriliyor: 1 - 18 of 59 Sonuçlar
Ramazan besenme

8 madde ile “Ramazanda sağlıklı beslenme”

Alışmış olduğumuz yeme düzenimizin değişmesi öğün sayılarımızın azalması, uzun süreli açlık metabolizmamızın yavaşlamasına neden olmaktadır. 

Bu dönemi sağlıklı bir şekilde geçirmek ve yavaşlayan metabolizmamızın vücudumuza verdiği olumsuzlukları en aza indirmek için beslenmemizde bir takım değişiklikler yapılmalıdır. Her zaman olduğu gibi amaç ‘yeterli ve dengeli beslenme’ olması gerektiğinden normal günlerde tükettiğimiz 6 öğünü Ramazan ayında 3 öğünün altına düşürmemeliyiz.

1. Mutlaka sahura kalkın

Ramazanda olmazsa olmaz öğün olan sahurda mutlaka sağlıklı besin tercihlerinde bulunulmalıdır. Çoğu kişi uyanamadığı için sahura kalkmamakta veya yiyip yatmaktadır. Bu durum açlık süresini daha da uzatarak gün içerisinde kişiyi olumsuz etkileyebilmektedir.  Sahurda kan şekerinizi gün boyu dengede tutmaya yardımcı olacak, yavaş sindirilen ve gün boyu tok tutacak besinler tercih edilmelidir. Yüksek tuz ve baharat içeren besinlerden kaçınılmalıdır bu tür besinler gün içerisinde susamanıza neden olabilmektedir.

2. Suyu bol tüketin

Sıcak havaların ve uzun süreli açlığın etkisiyle vücudumuzun suya ihtiyacı artmaktadır. Artan su ihtiyacımızı iftar ile sahur arasında mutlaka karşılamalı günlük 1,5-2 lt su tüketimine dikkat etmeliyiz.

3. Sağlıklı içecekler ile sıvı ihtiyacı karşılanabilir

Her zaman olduğu gibi Ramazan ayında da su ve sıvı tüketimimize dikkat edilmeli ve sıvı ihtiyacımızı suyun yanı sıra sağlıklı içecekler ile desteklemeliyiz.  Gazlı içecekler mide problemlerine,  hazımsızlığa sebep olabileceğinden tüketiminden kaçınılmalı bunun yerine bitki çayları, maden suları, ayran, evde hazırlanmış hoşaf/kompostolar tercih edilmelidir.

4. İftar yemeğini ikiye bölün

Orucunuzu oda sıcaklığında su ve 1-2 adet hurma ile açtıktan sonra 1 kâse çorba ile salata tüketilmelidir. Ardından yarım saat kadar ara verilerek beyne tokluk sinyalinin gitmesi sağlanır. Hızlı tüketilen besinler hazımsızlık sorununa sebep olabilmektedir. Yarım saatlik ara fazla miktarda besin tüketme eğiliminizi ortadan kaldırmaktadır. Ana yemeğinizin yanında 1 porsiyon yoğurt, cacık veya ayran tüketilmelidir. ‘Peki, Ramazan pidesi ne kadar tüketmeliyiz?’ dediğinizi duyar gibiyim 1 avuç içi büyüklüğünde Ramazan pidesi 1 dilim ekmeğe tekabül etmektedir. 2 avuçtan fazla tüketilmemesi önerilmektedir.

5. İftardan sonra mutlaka ara öğün yapın

Açlığın etkisiyle iftar sofralarının görkemine kapılarak hızlı tüketimden kaçınılmalı ve iftar sonrasında mutlaka ara öğün yapılmalı. İftar masasında yiyeceğiniz 1 porsiyon meyveyi veya tatlıyı iftardan sonraki ara öğünde tüketmeniz hem sağlığınızı olumlu etkilemekte hem de kilo problemi yaşamanızı önlemektedir.

6. Çok çiğneyin

İftar sofralarında midenize bir anda yüklenmeyiniz. Sindirimi kolaylaştırmak adına yemekleri yavaş yemeli ve çok çiğnemelisiniz.

7. Sütlü tatlı tercih edebilirsiniz

Şerbetli veya hamur tatlılarının yerine tercihiniz sütlü tatlılardan, Ramazanın gözdesi güllaçtan yana olsun. Bunun dışında tatlı isteğinizi bastırmak amaçlı evde hazırlayacağınız meyveli yoğurtlar, meyveli sütler tatlı ihtiyacınızı karşılamanıza yardımcı olacaktır.

8. Sağlıklı besin seçimi yapın

Kızartma ve Kavurma gibi sağlıksız pişirme yöntemleri yerine Izgara, Haşlama, Fırında ( buğulama) gibi sağlıklı yöntemlerle pişirilmiş besinler tercih edilmelidir.

Kan şekerinizin ani artışına sebep olarak hızlı sindirilen besinlerden kaçınılmalıdır. Beyaz un, şeker, pirinç yerine tam buğday, bulgur, sebze, meyve gibi yavaş sindirilen posa içeriğinden zengin besinler tercih edilmelidir. Posadan zengin besinler sindirim sisteminize yardımcı olarak kabızlığı önlemenizde yardımcı olmaktadır.

Sağlıklı Ramazanlar…

Gerçek Diyetisyenler Sitesi Uzman Yazarı - Diyetisyen Gizem çalışkan Akgül

 

Karbonhidrat sayımı sümeyye aymaz

Daha rahat diyabet için: “Karbonhidrat sayımı”

Diyabetli bireyler, ne kadar karbonhidrat alacakları hesaplanabilirse ona göre insülin iğnelerini yapar ve kan şekerleri daha iyi kontrol edebilirler.

diabetus mellitus şeker hastalığı, diyabete ne iyi gelir, diabet diyeti

“Karbonhidrat Sayımı” kan şekerini yönetmek için bir yemek planlama tekniğidir. Karbonhidrat sayımı ile kişiye özel yemek listesi oluşturulur. Karbonhidrat sayımı üç aşamada yapılır:

1.Aşama (başlangıç düzeyi)

Bu aşama genel olarak tüm diyabetlilerde uygulanır. Bu aşamada öğrenilecekler:
• Karbonhidrat nedir?
• Hangi besinler karbonhidrat içerir?
• Tüketilen karbonhidratların kan şekerine etkisi nedir?
• Besinlerin tüketilen miktarında kaç gram karbonhidrat vardır?
• Ana ve ara öğünlerde tüketilmesi gereken karbonhidrat miktarının veya karbonhidrat seçeneği sayısının belirlenmesi.

diabetus mellitus şeker hastalığı, diyabete ne iyi gelir, diabet diyeti

2.Aşama (orta düzey)

Orta düzeyde ise şunlar öğrenilir:
• Kan şekeri ve tüketilen karbonhidrat miktarı arasındaki bireysel yanıtı değerlendirme,
• Besin etiket bilgilerini kullanma,
• Karbonhidrat tüketimindeki artma/azalmaya bağlı olarak insülin doz ayarlamasıyla ilgili basit bilgiler,
• Yağ, protein, posa, sükroz (çay şekeri) ve alkolün kan glukozuna etkisi.
• Hipoglisemi ve ağırlık artışı.
• Bu aşamada bireyin, öğün öncesi ve öğün sonrası hedef kan şekeri seviyeleri belirlenir ve bu hedeflere ulaştıktan sonra üçüncü aşamaya birey de istiyorsa geçilir.

diabetus mellitus şeker hastalığı, diyabete ne iyi gelir, diabet diyeti

3. Aşama (ileri düzey)

Yoğun insülin tedavisi alan (günde dört kez veya daha fazla) ve pompa kullanan diyabetli bireylerin bilmesi gereken basamaktır.
Diyabet diyetisyeni, diyabetli bireyin karbonhidrat bilgisini, hesap yapma becerisini ve kan glukozu ile karbonhidrat tüketimi ilişkisini değerlendirdikten sonra bu aşamaya geçer.
• Öğünde tükettiği karbonhidrat miktarını, o öğünde uyguladığı insülin miktarı ile eşleştirerek, bir ünite insülinin ihtiyaç duyduğu karbonhidrat miktarını hesaplamayı öğrenirler. Buna karbonhidrat/insülin oranı (K/İ) denir.
• K/İ oranı her birey için her öğün değişkenlik gösterebilir.
• K/İ oranının bir kez belirlenmesi ömür boyu bu oranın geçerli olacağı anlamına gelmez.
• Kilodaki değişiklikler, mevsimsel değişiklikler, bayanlardaki menstrüel dönemler, günlük aktivitedeki değişiklikler, stres ve hastalık gibi durumlar K/İ oranında değişikliğe sebep olabilir.
• Kan şekerleri hedef aralıkların dışında olduğu zamanlarda da kan şekerini düzeltmek için ek insülin dozu hesaplamayı öğrenirler. Buna insülin duyarlılık faktörü (İDF) denir. İDF, bir ünite insülinin azalttığı kan şekeri miktarı olarak ifade edilir.
• Hızlı etkili insülin (humolog, apidra, novorapit) kullanımında 1800 kuralı, kısa etkili insülin(humolın R, acrapit) kullanımında 1500 kuralı kullanılarak hesaplanır. 1800 ya da 1500, günlük toplam insülin dozuna bölünür ve çıkan değer bir ünite insülinin düşürdüğü kan şekeri değeridir.
• İDF, öğün öncesinde kullanılmalıdır. İDF de K/İ oranı gibi ömür boyu sabit kalmaz ve bireyden bireye değişkenlik gösterebilir.

Gerçek Diyetisyenler Sitesi Uzman Yazarı - Diyetisyen Sümeyye Aymaz