5 madde ile gebelikte “folik asit”in önemi

Hayat, anne karnında başlar. Doğuma kadar anne karnında geçen bu dönem hayatın temellerinin atıldığı en önemli dönemidir. 1. Anne karnında başlayan büyüme ve gelişme Anne karnında başlayan büyüme ve gelişme yetişkinliğe kadar devam eder. Büyümenin görüldüğü dönemler insan için, diğer canlılara kıyasla çok uzun sürer. İnsan yaşamındaki dönemler; doğum öncesi (prenatal) ve doğum sonrası (postnatal) … Devamını oku…

Balık yağının sağlığa etkileri

Yağ, Omega3 yağ asidi, balık yağı, balık yağları, herbalife balık yağları, omega3, Ayşe özgül

Yağ tüketiminin yaşamın sürekliliği için gerekli olduğu ilk kez 1929 yılında yağsız diyet verilen farelerde, büyümede gerilik, hastalık ve ölümlerin gözlendiği çalışma sonucunda bildirilmiştir. Yetişkin bir insan beyninin kuru ağırlığının %50-60’ı lipidlerden ve bunun %35’i uzun zincirli çoklu doymamış yağ asitlerini içeren fosfolipidlerden oluşmaktadır. Uzun zincirli çoklu doymamış yağ asitleri olan α-linolenik asit ve linoleik … Devamını oku…

Sağlıklı yeme takıntısı: Ortoreksiya

ortoreksiya nevroza

Günümüzde bir tarafta vitamin açısından fakir ve yağ açısından zengin fast-food tipi  beslenme ile aşırı şişmanlamaya (obeziteye) doğru giden bir bozukluk var iken; öteki tarafta zayıf kalmak için şekersiz, tuzsuz ve yağsız yiyeceklere endeksli bir yaşam görülmektedir.

Oysa ikisi içinde sağlıklıdır diyemeyiz. Yeme bozukluğu adı altında sıralayabileceğimiz, Obezite (aşırı şişmanlık), Bulimia (aşırı yeme hastalığı), anoreksiya nervoza (yememe hastalığı) gibi pek çok sorun varken, ortoreksiya, sağlıklı yemek yeme takıntısı da artık litaratüre eklenmiş durumda ve bir çeşit yeme bozukluğu olarak değerlendirilmektedir.

gizli kilo nedirYeme davranış bozukluğu riskinin genetik, çevresel ve sosyokültürel faktörlerin etkisi altında olduğu düşünülmekte, özellikle kendine güveni olmayan, saplantılı, endişeli, çekingen, uysal, utangaç, mükemmeliyetçi kişiliğe sahip bireylerde yeme davranış bozuklukları görülebilmektedir. Çocukluk çağı obezitesi, obsesif kompulsif bozukluklar, sürekli diyet uygulama da yeme davranış bozukluklarına neden olan bireysel faktörler arasında yerini almaktadır. Yeme davranış bozukluklarının ortaya çıkması ise fiziksel, mental, sosyal ve fonksiyonel bozukluklara neden olabilmektedir.

Ortoreksiya kelimesi Yunanca ‘orthos’ (doğru, uygun) ve ‘orexia’ (iştah) kelimelerinin birleşmesiyle ilk kez Steven Bratman tarafından tanımlanmıştır. Ortoreksiya biyolojik yönden saf, herbisit, pestisit veya yapay maddeler içermeyen sağlıklı besinlerin tüketilmesine karşı patolojik bir saplantı olarak açıklanır.  Ortoreksiya’ya bağlı obsesif davranışlar tüketilen yemeğin miktarından çok içeriği ile ilişkilendirilmektedir.

Ortorektikler, mükemmelliğe ulaşma çabalarından ötürü diyetlerini giderek kısıtlama eğilimi göstermektedir ve bu nedenle ortorektik bireylerin besin çeşitliliği oldukça azalmakta ve bunun sonucunda malnutrisyon gelişebilmektedir, Malnütrisyona ek olarak, osteoporoz, menstrüasyon siklusunun bozulması ve kan basıncındaki aşırı düşmeye bağlı kalp sorunları da ortaya çıkabilmektedir.

Yapılan çalışmalar:

  • diyetisyenler,
  • tıp fakültesi öğrencileri,
  • hekimler,
  • anksiyetesi olan bireyler,
  • obsesif kompulsif bireyler ve
  • beden imajına aşırı önem veren bireylerde ortoreksiya nervoza belirtilerine daha sık rastlandığını göstermiştir.

Sağlıklı beslenme ile ilgili çeşitli bilgiler mevcut olup beslenme bilgisi beslenme obsesyonuna yol açabilmektedir. Zayıflığa veya sağlıklı beslenmeye önem verilmesi nedenleri ile yiyeceklerin nasıl hazırlandığını düşünmek veya günün büyük bir çoğunluğunu yiyecekleri düşünerek geçirmek yeme bozukluklarının ortaya çıkmasına neden olabilecek önemli risk faktörlerini oluşturabilmektedir.

Ortorektik misiniz?

Bu soruların yarısından çoğuna “evet” cevabı veriyorsanız, Ortoreksiya belirtisi gösteriyor olabilirsiniz.

1- Yemek yerken yediklerinizin kalorisine dikkat eder misiniz?

2- Son üç ay içerisinde besinler konusunda endişelendiğiniz oldu mu?
3- Sağlığınızla ilgili endişeleriniz besin seçiminizi etkiler mi?
4- Sizce, ruhsal durumunuz yeme düzeninizi etkiler mi?
5- Besinler içerisinde sadece sağlıklı olanlarını tüketmek kendinize olan güveninizi arttırır mı?
6- Uyguladığınız beslenme tipi yaşam tarzınızı değiştirir mi? (dışarıda yeme sıklığı, arkadaşlar vb. açısından)
7- Kendinize ne yiyip ne yiyemeyeceğiniz konusunda gittikçe daha katı kurallar mı koyuyorsunuz?
8- Sağlıksız beslendiğinizde kendinizi suçlu hisseder misiniz?
9- Çeşitli yiyeceklerin olduğu bir yerde yiyecek seçmek durumunda kalırsanız kararsızlık yaşar mısınız?
10- Yemeğinizin sağlıklı olması sizin için lezzetli olmasından daha mı önemlidir?
11- Sağlıksız olduğunu düşündüğünüz besinleri yediğiniz olur mu?
12- Daha sağlıklı, daha taze besinler satın almak için daha fazla para harcamak ister misiniz?
13- Sağlıklı beslenme ile ilgili düşünceler sizi günde üç saatten fazla meşgul eder mi?
14- Piyasada sağlıksız besinlerin de satıldığını düşünür müsünüz?
15- Sağlıklı besinler tüketince kendinize olan güveniniz artarken bu şekilde beslenmeyenleri küçümsüyor musunuz?

Her besinin aşırı sağlıklı olmasının istenmesi insanı tek boyutlu beslenmeye kadar götürebilir bunun sonucunda anareksiya nevroza gibi başka bir yeme bozukluğunun oluşmasına da yol açabilmektedir. Aşırı derecede takıntı yapmak yerine dengeli beslenme konusunda bilinçli olmak gereklidir.

Beslenmenin insan yaşamını idame ettirme konusunda gerekli olan enerjiyi sağlamak için bir gereksinim olduğunun bilincinde olmak gerekir. Yeterli ve dengeli beslenme; vücudun büyümesi, dokuların yenilenmesi ve çalışması için gerekli olan besin öğelerinin her birinin yeterli miktarlarda alınması ve vücutta uygun şekilde kullanılmasıdır. Sağlıklı bir yaşam için diyet yapabilirsiniz fakat dozunu kaçırmamak oldukça önemli gereksiz takıntılar ile sağlığımızı tehlikeye sokmak bir çözüm değildir. . Yemek hiçbir zaman bireyin kendini cezalandırması veya toplumdan soyutlaması için bir gerekçe olmamalıdır. Bu sebeple de sağlıklı beslenme takıntı haline gelerek, besinlerden soğumanıza, psikolojinizi tehdit edecek bir sebep oluşturmasına müsaade etmemelisiniz.

Sağlıklı Beslenin fakat bu aşırı kaygı ile yaşam kalitenizi düşürmesin.

Sağlıkla Kalın…

Kaynaklar

Gezer C., Kabaran S. The risk of orthorexia nervosa for female students studying nutrition and dietetics, S.D.Ü Sağlık Bilimleri Dergisi Cilt 4 / Sayı 1 / 2013. Arusoğlu G., Merdol Kutluay T., Ortoreksiya Nervoza ve Orto-11’in Türkçeye Uyarlama Çalışması, , Hacettepe Ü Sağlık Teknolojisi YO Beslenme ve Diyetetik Bl., Ankara., Hacettepe Ü Tıp Fak., Psikiyatri AD., Ankara. Türk Psikiyatri Dergisi 2008; 19(3): 283-291

uzmanın tüm yazılarıdiyetisyenden online diyet alsoru sor

Eğer siz de Gerçek Diyetisyenler Sitesi‘nde uzman yazar olmak istiyorsanız aşağıdaki bağlantıdan bize ulaşabilirsiniz:

Bir tutam sağlık: “Keten tohumu”

keten tohumu, keten tohumu faydaları, keten tohumu yararları, keten tohumu zararları, keten tohumu diyeti, diyette keten tohumu, keten tohumu zayıflatır mı, keten tohumu kilo verdirir mi, tiroid hastalıklarında keten tohumu, diyetisyen ayşe özgül

Keten (Linum usitatissimum) 30-100 cm boyunda olan mavi çiçekli ve tek yıllık bir bitkidir.Keten tohumu genel olarak Akdeniz iklimini sever. Keten tohumunun keşfi 1951 yılına dayanmaktadır. Alman Dr. Johanna Budwig  ‘Keten Yağı Diyeti’ ile keten tohumu yağının kanser önleyici ve iyileştirici etkisini ilk kez ortaya koymuş ve Nobel ödülü kazanmıştır. Amerikan Ulusal Kanser Enstitüsü keteni, … Devamını oku…

Dikkat! Besin zehirlenmesi

Besin güvenliği, insan sağlığına zarar vermeyen, hijyenik koşullarda üretilen ve de tüketime sunulan, fiziksel, kimyasal ve mikrobiyolojik kirlilik ihtiva etmeyen gıdaların tüketici veya tüketicilere ulaştırılmasıdır. Besin zehirlenmesi veya besin kaynaklı hastalıklar, herhangi bir yiyecek ya da içeceğin tüketimi neticesinde meydana gelen infeksiyon ya da intoksikasyon durumuna verilen genel bir isimdir. Besin infeksiyonları Besin infeksiyonları, zararlı bakterilerin … Devamını oku…

Trans yağ hakkında gerçekler

trans yağ yoktur, trans yağ nedir

Yaşam şeklindeki pek çok gelişme, özellikle gelişmiş ülkelerdeki insanlarda bazı sağlık sorunlarını da beraberinde getirmiştir. Bu sağlık sorunlarının başında kardiyovaskuler kalp hastalığı gelmekte ve pek çok gelişmiş ülkede en önemli ölüm nedeni olarak yer almaktadır. Bu sebeple kardiyovaskuler kalp hastalığına yakalanma riski faktörlerini kontrol altına alma, hastalığı önleme uygulamalarında başlıca unsurdur. Yağ alımı ile kanser … Devamını oku…

Türk toplumun vazgeçilmezi: Çay

çay diyet, çay zararlı mı, diyette çay içilir mi, kahvaltıda çay, çay kaç kalori, yeşil çay, siyah çay kalorisi

Türk toplumunun vazgeçilmez alışkanlığı olan çayın insan sağlığına ne gibi etkileri var dersiniz? Çay, işlenmiş bitki yapraklarının kaynatılmasıyla veya haşlanmasıyla elde edilen bir içecek türü ve sofralarımızın, muhabbet ortamlarımızın vazgeçilmezlerinden birisidir. Çay, Camellia sinensis olarak bilinen bitkinin yapraklarından elde edilmektedir. Siyah ve yeşil çayların her ikisi de karşılaştırılabilir miktarda flavonoid içerirler; bununla beraber kimyasal yapıları farklılık göstermektedir. … Devamını oku…

Şiddet eğilimine karşın, mutluluğa yatkın: Serotonin

Serotonin nedir, dopamin, triptofan diyet

Beslenme, insanın en doğal ihtiyaçlarından birisi, yetersiz besin ve dolayısıyla yetersiz enerji alındığında, vücutta var olan besin öğesi depoları, organizmanın gereksinimini karşılamak üzere çeşitli mekanizmalar aracılığıyla kullanılmaktadır. Açlık ise organizmadaki birçok sistemi etkileyen ve bu sistemlerde kalıcı izler bırakabilen travmatik bir durumdur. Besin öğesi yetersizlikleri endokrin, bağışıklık ve sinir sistemini etkileyerek bu sistemlerde bir düzensizlik … Devamını oku…

Kırmızı mucize: Likopen

lykopen, laykopen, domates

Likopen, parlak kırmızı insan vücudunda bulunan en yaygın karotenoiddir ve en güçlü karotenoid antioksidanlardan biridir. Domatesin pişirilmesi sonucu kullanılabilir likopen oranı artar. Likopen suda çözünmediği için ve bitkisel liflere bağlı durumda olduğu için domatesin yemek için hazırlanması (parçalanması, yağ ile karıştırılması, pişirilmesi) likopenin vücut tarafından kullanılabilirliğini artırır. Likopen yağda çözündüğü için yağ onun sindirim sistemi … Devamını oku…

Sıcak havalarda su tüketimine dikkat edin

Sıcak havalarda su tüketimine dikkat edin, ne kadar su içilmeli, günde kaç bardak su içmeliyim, suyun yerine ne içilebilir, su içememe hastalığı, diyetisyen yazıları, diyetisyen ayşe özgül

Su, insan yaşamı için en önemli ögelerinden bir tanesidir ve beslenmemizin vazgeçilmez bir parçasıdır. İnsan, besin almadan haftalarca canlılığını sürdürebilmesine karşın, susuzluk durumunda ancak birkaç gün yaşayabilmektedir. İnsan vücudunun su içeriği yaşa ve cinsiyete göre %42 ile 75 arasında değişmekle birlikte yetişkin insan vücudunun ortalama %59’u sudur. Vücut fonksiyonlarının çalışmasında, metabolizmanın dengesinin sağlanmasında ve vücuttaki … Devamını oku…

Kışa hazırlığın habercisi: “Tarhana”

diyetisyen ayşe özgül, diyetisyen ayşe özgül kimdir, diyetisyen ayşe özgül yazıları, diyetisyen ayşe özgül gerçekdiyetisyenler, diyetisyen ayşe özgül randevu al, diyetisyen ayşe özgül ofis adresi, diyetisyen ayşe özgül randevu numarası, tarhana, tarhana yararlımı, tarhana zararlımı, tarhana kilo aldırırmı, tarhana kilo verdirirmi, tarhana kansere iyi gelir mi, tarhana faydalı mı, tarhana tarifi

Benim çocukluğumdan bu yana soframızın vazgeçilmezleri arasında yer alan bir besin ‘Tarhana Çorbası’. Kendimi bildim bileli, bizim evimizden tarhanamız hiç eksik olmadı, ağustos ayının sonlarına doğru annem özenle seçtiği malzemeleri bir araya getirir, bir güzel yoğurur sonrasında temiz bir alana serer ve kurutur. Sonrasında ise kurutulan tarhanayı kavanozlara doldururdu ve kış için hazırlık olduğunu söylemeden … Devamını oku…